KİMLİĞİMİZİN İZİNDE; OSMANLI MEZAR TAŞLARI

Okuma Süresi:2 Dakika, 10 Saniye

Geçenlerde Kocaeli Arkeoloji Müzesine gittiğimde müzenin dışında gelişi güzel ve bazıları da ters konulmuş bir takım mezar taşları, çeşme yazıtları gördüm. Hiçbirinin tahlili, çevirisi yapılmamış şekilde kimsesiz bırakılmış. Yanından geçenler ise burada ne yazıyor, bunlar nedir, ne için yapılmış, bunları kim yapmış ve en önemlisi bu Arapça alfabe ile burada ne demek isteniliyor gibi sorulardan uzak sadece bir takım Arapça sözcüklerden ibaret taş yığını olarak görüyorlar. Peki neden insanlarımız atalarının mezarını bile okuyamaz durumda? Öncelikle ne yazık ki vatandaşlarımız tarih şuurunu kaybetmiş durumda. Sorsan hepimiz üç kıtada hüküm sürmüş Osmanlı torunuyuz ama üç nesil önceki atamızın mezar taşını dahi okuyamıyoruz.  

Osmanlıca öğrenip mezar taşları okumak sadece tarih öğrencilerine ve akademisyenlere bırakılmamalı. Osmanlı tarihi sadece tarih okuyanların, tarih hocalarının ve akademisyenlerin tarihi değildir. Hepimizin tarihidir. Tarih öğrenimi bütün topluma indirgenmelidir. Buna topyekûn sahip çıkıp tarih şuurunu oluşturmalıyız.

Mezar taşlarımız bizim kimliğimiz ve şuurumuzdur. Her mezar taşımız bize bir şeyler söylemek ister ve gelin hep birlikte kulak verelim. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Osmanlıda sıradan avam halkının mezar taşları görkemli bir şekilde yapılmaz. Toplumda belli bir statüye sahip kimselerin mezarları yapılır. Osmanlı’da mezar işçiliği; sanat, zarafet, estetik anlamında doruğa ulaşmıştır. Aslında her mezarın bir hikayesi var. Bize söylemek istediği bir şeyler var. Bunu öncelikle mezarın yapılış bicimi motifler ve süslemelerden anlayabiliriz. Mezarın yapılış biçimi bize vefat etmiş kimse hakkında bilgiler vermekte. Bu vefat eden kimdi, toplum içerisinden nasıl bir konuma sahipti, mesleği, kadın mı erkek miSeyfiye(yönetici) mi, Ulema (İlmiye) mı, Kalemiye (İdare) mi? gibi sorularımıza mezar taşının biçimine bakarak cevap bulabiliriz. Şimdi birkaç fotoğraf örneği ile devam edelim.

         

Osmanlı’da daha civanken Allah’ın rahmetine kavuşan bir kadının mezarı. Genç yaşta vefat ettiğini göstermek için mezarın baş tarafı duvak ile süslenmiş aynı zamanda ayak kısmında kırılmış bir gül goncası işlenmiştir.

       

Osmanlıda bayan mezarları, onların fıtratına uygun inşa edilirdi. Kadını anımsatan gül, gonca, buket, çiçek mezar taşlarına işlenirdi.