Satranç Tahtasındaki Pirinç Taneleri

Satranç Tahtasındaki Pirinç Taneleri
Okuma Süresi:3 Dakika, 49 Saniye

Satranç tahtasındaki pirinç tanelerinin hikayesini anlatmadan önce satrancın tarihçesine kısaca değinmek istiyorum.

 

Satrancın Tarihçesi

Satrancın M.Ö. 2000’li yıllarda oynandığına dair bulgular Mısır piramitlerindeki kabartmalarda vardır. Satrancın, Çin, Mezopotomya ve Anadolu’da oynandığına dair bulgular ise farklı zamanlarda yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkmıştır. En geç 15. yüzyıldan itibaren Avrupa’da soylular arasında çok popüler bir oyun haline geldiğinden “kraliyet oyunu” olarak anılmaya başlandı. Kurallar ve dizilişler zaman içerisinde çeşitli değişiklikler gösterdi ve 19. yüzyılda bugünkü standart halini aldı. 20. yüzyıl Avrupası’nda toplumun entelektüel üst tabakaları arasında yayıldı ve dünyanın en popüler oyunlarından biri haline geldi.

Bugünkü Türkmenistan’da yapılan kazılarda, burada yaşayan Kuşhan Türklerine ait ve M.S. 150. yüzyıla ait olduğu saptanan satranç taşlarının bulunması, satrancın ilk defa Kuşhan Türklerince oynandığı ve onlar tarafından Hindistan’a götürüldüğü yolunda iddiaları gündeme getirmektedir.

Satranç ile ilgili ilk yazılı belgeler M.S. 3.- 4. yüzyıllarda yaşamış Hint Hükümdarı II. Chandragupta zamanında yazılmış Sanskritçe metinlerdir. Bu metinlerde oyunun ismi ‘Çaturanga’ olarak geçmektedir. 600’lü yıllarda Hindistan’ın Pencap bölgesinde oyunun kurallarının son halini aldığı düşünülmektedir ve aynı yüzyılda Çin’de de satranç ‘Sat-RanÇu’ ismiyle oynanmaya başladığı yolunda iddialar mevcuttur.Satrancın ortaya çıkışı ve dünyaya yayılışı ile ilgili çok sayıda araştırma sonucu var olsa da bulunan ilk satranç taşları M.S. 760 yılına aittir ve Afrasiyap’ta bulunmuştur; ilk satranç takımı ise Nişapur, Türkistan’da bulunmuştur.

19.yüzyılın ortasından beri düzenli satranç turnuvaları yapılmaktadır. İlk resmî Dünya şampiyonu Wilhelm Steinitz‘tir. 1924’te Dünya Satranç Federasyonu (FIDE) kurulmuştur.

Bilgisayarların icadı ile birlikte 20. yüzyılın sonunda iyi satranç oynayabilen satranç programları piyasaya çıkmıştır. Bu programlardan bazıları günümüzde dünya şampiyonları seviyesinde oynayabilmektedirler. Hafızalara yer etmiş olan en iyi örnek Garri Kasparov ile Deep Blue (IBM) arasında oynanmış olan satranç maçlarıdır.

 

Satranç Tahtasındaki Prinç Taneleri

Ambalappuzha günümüzde Hindistan’da yer alan ve Hinduizm’in merkezlerinden biri olan küçük bir kasabadır. Efsaneye göre Ambalappuzha kralı satrancı çok seven biriydi. Sıklıkla kendisine iyi bir rakip arar ve güçlü rakiplerini ödüllendirirdi. Bir gün seyahat eden bilge bir adam kralın huzuruna çıkarak kral ile satranç oynamak istediğini söyledi.

Kral bu gizemli adamın maç davetini hiç düşünmeden kabul etti ve bilge adama kazanması karşılığında ne istediğini sordu. Bilge adam istediği ödülü göstermek için bir torba pirinç istedi. Pirinç geldiğinde bilge adam kraldan satranç tahtasındaki ilk kareye 1 adet pirinç tanesi koymasını, 2. kareye bir önceki karedeki pirinç miktarının iki katı pirinç tanesi koymasını, 3. kareye bir önceki karedeki pirinç miktarının iki katı pirinç tanesi koymasını istedi. Bu şekilde 64 kareyi pirinçle doldurmasını ve sonuçta satranç tahtasındaki bütün pirinç tanelerini ödül olarak istediğini söyledi.

Kral bilge adamın dediği gibi ilk kareye 1, ikinci kareye 2, üçüncü kareye 4 ve dördüncü kareye 8 tane pirinç tanesi koydu. İlk dört kareye koyduğu pirinç tanelerine bakan kral ödülün çok değersiz olacağını ve adına yakışmayacağını söyleyerek bilge adamdan başka bir ödül istemesini söyledi. Bilge adam başka bir ödül istemediğini, özellikle bu ödülü istediğini söyledi. Kral, bilge adamın iyi bir satranç oyuncusu olduğunu düşünerek adamın isteğini kabul etti.

Oyun başladı ve bilge adam, kralı yendi. Kral sözünü tutmak için uşaklarından bir çuval pirinç getirmelerini istedi. Böylece pirinç tanelerini sayarak satranç tahtasındaki karelere yerleştirmeye başladı. Fakat başlangıçta sadece bir kaç tane gibi gözüken pirinç tanelerinin sayısı kralın tahmin etmediği oranda hızla artıyordu. Şaşıran kral, bilge adamın neden böyle bir ödül istediğini anladı ve danışmanları ile ne kadar pirince ihtiyacı olduğunu hesaplamaya başladı.

Hesaplamalara göre sadece 20. kare için yaklaşık yarım milyon pirinç tanesine, sadece 40. kare için ise yaklaşık 550 milyar pirinç tanesine ihtiyacı vardı. Karelere konan bütün pirinçlerin toplamı ise inanılmazdı. Bütün karelere konması gereken toplam pirinç sayısı 18.446.744.073.709.551.615’di (18 kentilyon 446 katrilyon 744 trilyon 73 milyar 709 milyon 551 bin 615).

Satranç Tahtasındaki Pirinç Taneleri

Bir pirinç tanesinin ağırlığı ortalama 0.029 gramdır. Bu hesaba göre kralın, bilge adama vermesi gereken pirinç miktarı 500 milyar tonun üzerinde olacaktır (tam olarak 534.955.578.138 ton). Bu kadar pirinç bir metrelik derinliğe ulaşacak şekilde bütün Hindistan’ı kaplayacaktır. Kral elbetteki sözünü tutamayacağını anladı.

Efsaneye göre bilge adam Hint tanrılarından Krişna’ydı. Krişna, kralın sözünü tutamayacağını anlaması üzerine tanrı formuna dönüştü ve krala üzülmemesini, sözünü zaman içinde yerine getirebileceğini söyledi.

Kral bunun üzerine şehre Krişna adına bir tapınak inşaa ettirdi. Tapınağa ibadete gelen kişilere ise Krişna’ya verilen sözü tutmak için sütlaça benzeyen ve pirinçten yapılan Paal Payasam adındaki tatlı ikram edilmeye başlandı. Bu gelenek günümüzde de devam etmekte, tapınağa gelen kişilere bu tatlı ikram edilmektedir.

Krishna Tapınağı
Krişna Tapınağı

 

Kaynakça:

 

Yazar Hakkında

Cryptograph

Biraz yazılımcı, biraz sistemci, biraz da elektronikçi bir teknoloji bağımlısı.
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
100 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
Nedir Bu Musilaj? Önceki içerik Nedir Bu Müsilaj?
Koruyamadıklarımız Sonraki içerik KORUYAMADIKLARIMIZ (Elmalı Davası)

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir Cevap Yazın

Sosyal Medya Hesaplarımız
%d blogcu bunu beğendi: